Kış Uykusu Eleştiri
insanlara dair duyduğum en büyük memnuniyetsizliklerden birisi diyalogsuzlukları.. başka şekilde de tanımlanabilir.. konuşmuyor insanlar.. herkes kaçıyor birbirinden.. dışarıdan bakınca çene çalan milyonlarca insan çarpabilir gözünüze.. konuşmak derken çalışan çenelerden bahsetmiyorum zaten.. içini açmıyor kimse kimseye.. dürüstlük ve dobralık o kadar bastırılmış ki, takınılan tavırlar, makyajlanan yüzler, hesaplanan davranışlar bir süre sonra kişilerin özünü oluşturmaya ve benliklerini unutturmaya başlamış.. güç bela gün yüzüne çıkan tartışmalarda ise yegâne amaç haklı çıkmak.. anlamak ve anlaşılmak zerre önem arz etmiyor kimsede.. nuri bilge ceylan sinemasının geçirdiği evrim malumunuz.. ona ödülleri getiren başlıca etkenin de bu olduğunu düşünüyorum.. bir şeyleri metaforlara veya mesajlara gizleme güdüsünü biraz kenara itip insan psikolojilerinin daha da derinlerine inmeye başladı nuri bilge ceylan.. filmlerinde gördüklerim, beni sıkmaktan çok, psikopatça ve garip bir zevk veriyor artık.. çünkü muhteşem karakterler sunuyor bize kendisi.. aslında olması gereken, sıradan gelmesi gereken karakterler.. ama o kadar unutmuş bir haldeyiz ki konuşan ve içinde ne varsa ortaya döken insanların, karakterlerin varlığını; dört elle sarılırken buluyoruz kendimizi onlara.. uzun yıllarını susarak ve içlerini, zehirlerini saklayarak geçirmiş olan karakterler ustaca çizilen olay örgüsü neticesinde bir bir eteklerindekileri dökmeye ve çatışmaya başlıyorlar.. sonrası seyir ve kulak zevki.. haluk bilginer'in muhteşem bir oyunculukla hayat verdiği aydın karakterinin, önce eşi nihal'le (melisa sözen), sonra da kardeşi necla'yla (demet akbağ) girdiği uzun ve çok etkili diyaloglar tam da anlatmak istediğim şeyleri yansıtıyor.. bunun yanında serhat kılıç'ın enfes oyunculuğu, nejat işler, nadir sarıbacak, tamer levent ve ayberk pekcan'ın müthiş katkısı ile kalite acayip seviyelere çıkıyor.. nuri bilge ceylan iki filmdir çok sağlam bir altyapı oluşturuyor.. filmlerin aralarındaki bayağı uzun süreler de bu titiz çalışmayı fazlasıyla açıklıyor zaten.. altın palmiye için büyük alkış.. semih kaplanoğlu'nun ucube filmlerinin karşısında nuri bilge ceylan gibiler gerçek ve komplekssiz sanatı ekmeği bana bana tatmamızı, tüketmemizi sağlıyor.. ikinci kez izlenmesi şart..
Yorumlar
Yorum Gönder